HAYVAN HAKLARI NELERDİR?

Bu projeyi yani “Sokak Hayvanları İçerik Platformunu” tasarlarken ki amacım; sokak hayvanları için neler yapabiliriz, İnsanları bilinçlendirip her canlının yaşama hakkının olduğunu nasıl aşılayabiliriz oldu. Bu sorulardan yola çıkarak farkındalık oluşturmayı ve sokak hayvanlarının hakkını korumayı misyon belirledik.

Bu içeriğimizde hayvan hakları evrensel bildirgesinin 14 maddesini tek tek inceleyeceğiz. Maddelere geçmeden önce bunlara değinmekte fayda var:

Doğada veya çevremizde yaşayan her canlının sevgiye ihtiyacı vardır. Yaşadığımız bu hayatı daha sevgi dolu geçirmek için sevgimizi paylaşmamız bizi daha iyi hissettirir çünkü sevgi paylaştıkça çoğalır. Aç bir hayvanın karnını doyurmak, sokak hayvanları için evimizin önüne bir kap su koymak insan olmanın özünde var. Şimdi hayvan hakları nelerdir maddeler halinde inceleyelim.


1.”Bütün hayvanlar yaşam önünde eşit doğarlar ve aynı var olma hakkına sahiptirler.”

Birinci maddede bütün canlıların eşit haklara doğar doğmaz sahip olduğunu belirtiyor. İster insan ister hayvan olsun her canlının doğma hakkı vardır. Bu hakkı kimse kimseden alamaz. Bir hayvanı öldürmek, onun canına kast etmek suçtur. Örneğin; bir sokak kedisi yavrularını doğurduğunda, bu minik yavrular eşit şartlar altında dünyaya gelmiştir. Hayvan hakları kanuna göre hayvanlar doğduktan sonra bizim amacımız; doğada ve çevremizde yaşamaları için mücadele etmek ve bu hakkı kimsenin çiğnemesine izin vermemek.


2. “Bütün hayvanlar saygı görme hakkına sahiptir. Bir hayvan türü olan insan, öbür hayvanları yok edemez. Bu hakkı çiğneyerek onları sömüremez. Bilgilerini hayvanların hizmetine sunmakla görevlidir. Bütün hayvanların insanca gözetilme, bakılma ve korunma hakları vardır.”

İkinci maddemizde dünyaya gelen her canlının yaşama hakkı olduğunu, onlara saygı gösterilmesi gerektiğini ve her ne şekilde olursa olsun yaşama hakkını ellerinden alamayacağına değiniyor. Hayvanların insanlar tarafından haklarının gözetilmesi gerekir çünkü onlar savunmasızdır, korunmaya muhtaçtır.


3. “Hiçbir hayvana kötü davranılamaz, acımasız ve zalimce eylem yapılamaz. Bir hayvanın öldürülmesi zorunlu olursa, bu bir anda, acı çektirmeden ve korkutmadan yapılmalıdır.”

Üçüncü maddeyi irdeleyecek olursak, hayvanlara zarar verecek bir davranışta bulunmamamız gerektiğini ve onlara acımasız bir şekilde davranmamamız gerektiğine dikkat çekiyor. Diğer bir konuda; örneğin, kurban bayramlarında kesilen büyük baş ve küçük baş hayvanların kesilmesi sırasında işi bilen bir kişi hayvana acı çektirmeden kesmeli. Hayvana eziyet etmemelidir. Bunu yaparken hayvanı bayıltabilir. Ancak sokak hayvanlarına gelecek olursak onların canına zarar verecek davranışlardan kesinlikle uzak durulmalıdır.


4. “Yabani türden olan bütün hayvanlar, kendi özel doğal çevrelerinde karada, havada ve suda yaşama ve üretme hakkına sahiptir. Eğitim amaçlı olsa bile özgürlükten yoksun kılmanın her çeşidi bu hakka aykırıdır.”

Bu maddede vurgulanmak istenen diğer esaslar gibi en temel hak yaşama hakkıdır. Bütün hayvanların yaşamaya ve üretmeye hakları vardır. Bu hakkı kimse ellerinden alamaz.


5. “Geleneksel olarak insanların çevresinde yaşayan bir türden olan bütün hayvanlar uyumlu bir biçimde türüne özgü yaşam koşulları ve özgürlük içinde yaşama ve üreme hakkına sahiptir.”

Beşinci maddeye baktığımız zaman; dışarı da sadece insanlar yaşamıyor. Sokaklarda kediler, köpekler, kuşlar vb. birçok hayvan bizimle uyumlu bir şekilde yaşıyor. İnsanların yaşama ve üreme hakkı varsa hayvanlarında yaşama ve üreme hakkı vardır. Bunu unutmayalım.


6. “İnsanların yanlarına aldıkları bütün hayvanlar doğal ömür uzunluklarına uygun sürece yaşama hakkına sahiptir. Bir hayvanı terk etmek acımasız ve aşağılık bir davranıştır.”

Altıncı maddemizde en üzücü ve acımasız davranışlardan biri olan TERK ETMEK! Dostumuz bildiğimiz, sıcaklığını ve sevgisini hissettiğimiz canlarımızın duygularını hiçe sayarak onları sokağa atmak(bırakmak demiyorum). Bir hevesle evimize aldığımız bir köpek ya da kedi bizim oyuncağımız değildir. Hevesimizi alınca onu öylece terk edemeyiz. Böyle haberlerle sosyal medyada sık sık karşılaşıyoruz. Geçenlerde Twitter’da okuduğum twit şöyle: Yeni bir eve taşınan aile köpeği eski sitede öylece bırakıp gitmiş. Bu sadece bir örnek. Yine yaşlandığı için sokağa atılan köpek mi istersiniz, cins kedi diye satın alınıp sokağa bırakılan kedi mi istersiniz… Sokaklar terk edilmiş hayvanlarla dolu.


7. “Bütün çalışan hayvanlar iş süresi ve yoğunluğunun sınırlandırılması ve güçlerini artırıcı bir beslenme ve dinlenme hakkına sahiptir.”

Eşya, yük ya da insan taşımacılığında kullanılan atları ele aldığımız zaman, onların sabahtan akşama kadar çalıştırılması acımasızca bir davranıştır. Adalara gittiğinizde faytonları ve atların halini görmüşsünüzdür. Sadece bir tane at 3-4 kişiyi taşımaya çalışıyor. Atlara baktığımızda hepsi zayıf, yorgun düşmüş bir halde. Hayvanların beslenmeye ve dinlenmeye hakkı vardır.


8. “Hayvanlara fiziki ya da psikolojik bir acı çektiren deneyler yapmak hayvan haklarına aykırıdır. Tıbbi, bilimsel, ticari ve başkaca biçimlerdeki her türlü deneyler için de durum böyledir.”

Sekizinci maddede hayvanları denek olarak kullanmanın hayvan haklarına aykırı bir durum olduğuna değinilmiştir. Büyük kozmetik markaları ticari kazançları uğruna hayvanların üzerinde deney yapmaktadır. Hayvan haklarını hiçe sayan bu markaları tüketmeyelim.


9.  “Hayvan beslenmek için yetiştirilmişse de bakılmalı, barındırılmalı, taşınmalı, ölümü de acı çektirmeden ve korkutmadan olmalıdır.”


10.  “Hayvanlardan insanların eğlencesi olsun diye yararlanılamaz, hayvanların seyrettirilmesi ve hayvanlardan yararlanılan gösteriler hayvan onuruna aykırıdır.”

Bu maddemizde değineceğimiz nokta: Sirkler ve Hayvanat Bahçeleri! Hayvan sirkleri sırf insanlar eğlensin diye tasarlanmış, hayvanların onuruna aykırı bir yapıdır. Doğada yaşaması gereken hayvanlar hayvanat bahçelerinde hapis hayatı yaşıyor. Doğada yaşama ve üreme hakları ellerinden alınmış oluyor. Ticari amaç güden bu yerler hayvanların ne yaşadığından bir haber sadece cüzdanlarını düşünüyor. Eğlenmek için farklı aktiviteler yapabilirsiniz.


11. “Zorunluluk olmaksızın bir hayvanın öldürülmesi yaşama karşı suçtur.”

Her canlının yaşama hakkı olduğunu bütün maddelerde defalarca kez söyledik. Keyfi bir biçimde masum canların öldürülmesi bir suçtur.


12.  “Çok sayıda yabani hayvanın öldürülmesi demek olan her davranış bir soykırım, yani bir suçtur.”

Toplu bir biçimde öldürülen her canlıya soykırım ve katliam yapılmış demektir. Yabani hayvanların yeri yabani yaşam alanlarıdır. Onları öldürmek suçtur.


13. “Hayvan ölümüne de saygı göstermek gerekir. Hayvanın öldürüldüğü şiddet sahneleri sinema ve televizyonda yasaklanmalıdır.”

Günümüzde sosyal medya hesaplarında binlerce hayvanları cani ve zalimce katleden kişilerin çektikleri videolar dolaşıyor. Buna dur demenin zamanı geldi. İşkence edilen ve öldürülen hayvanın zaten yaşam hakkı elinden alınmış oluyor bir de üstüne saygısızca şiddet sahneleri paylaşılıyor. Bunu önlemek için HAYTAP ve TİKTOK bir işbirliği gerçekleştirdi.  Dileriz ki bütün sosyal medya ve televizyonlarda vahşice katledilen hayvan videosu görmeyiz.


14.   Hayvanları koruma ve savunma kuralları, hükümet düzeyinde temsil olunmalıdır. Hayvan hakları da insan hakları gibi yasayla korunmalıdır. 

Kendini savunamayan her hayvanın dili olmalıyız. Hayvan hakları kanunu devlet tarafından desteklenmelidir. Hayvanlara karşı suç işleyen onların hakkını hiçe sayan kişilere gerekli ceza verilmelidir. Hiçbir suç cezasız bırakılmamalı, bunun önüne geçmeliyiz. Hayvanların Sesi Olun!

Kaynak: https://www.greendog.com.tr/hayvan-haklari-beyannamesi    (14 Maddelik Hayvan Hakları Evrensel Bildirgesi alınmıştır.)

Yazı oluşturuldu 5

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön